Sonbaharı bana göre bitirdiğimiz nerdeyse kışa girdiğimiz şu günlerde evde otururken keyifle okuyabileceğiniz bir kitaptan bahsetmek istedim. Ayy zaten bu havalar benim hayata lanet ettiğim havalar aranızda yağmurlu havalarda kahvesini alıp kitap okumayı sevenler varsa tam o ortama uygun olduğum bir kitap Kızlarımın Bilmesini İstediğim Şeyler. Bu arada aranızda cidden yağmuru seven var mı yahu? Nasıl seviyorsunuz çok rica ediyorum banada söyleyin bacoliler kardoliler lütfeeen Çünkü yağmur yağdığı zaman hayata küsüyorum her şeye lanet ediyorum mecbur kalmadıkça dışarı çıkmak istemiyorum eğer dışarı çıkmak zorundaysam yolda ölmeyi bile düşünüyorum beni yakından tanıyanlar bilir zaten geçen gün otobüsten indiğimde yağmura yakalandım hatta ne yağmuru yahu bildiğin tsunamiydi sanırım 3 gün yataktan çıkmadım Tabiat Anaya küstüm hayata bir bin lanet etttim anlatabiliyor muyum? O yüzden soğuk havaları sevdirecek bir tavsiyeniz varsa alırım yani
Kitaba gelecek olursak bence kütüphanenizde yerini alması gereken içinizi ısıtacak hikayeler kıvamında bir kitap canısılar =)
Bu kitapta sevemediğim tek nokta var oda kapak tasarımı okuyunca sizde bana hak vereceksiniz bence olmamış yani bizimla diyil bu kapak!
Kitabın bence tüm karakterleri ana karakter o yüzden tanıtım kısmı biraz uzun sürebilir hazır mısınız?
Kitapta kanser olup hayatını kaybeden bir annenin kızlarına yazdığını mektuplar/notlardan ve kızların hayatlarından bahsediyor.
'ANNENİZ OLMADAN HAYATLA NASIL BAŞA ÇIKABİLİRSİNİZ?
Barbara fazla zamanının kalmadığını öğrendiğinde,hayatın sınavları ve zaferleriyle onsuz yüzleşmek zorunda kalacak dört kızına mektuplar yazmaya başladı.Hala olgunlaşmaları gereken bunca konu varken onları nasıl bırakıp gidecekti? Mesela Lisa.Otuzlu yaşlarının ortasında olmasına rağmen bağlanma korkusu yaşıyordu.Jennifer,tatsız tuzsuz bir evliliğin içinde sıkışıp kalmıştı ve patlamak üzereydi.Yirmilerindeki Amanda ise dünyayı dolaşmıştı ve ailesiyle arasındaki mesafeyi korumakta kararlıydı.Ve bir de Hannah vardır.Kadınlığın sınırında bir genç kız.Şimdi bu sancılı süreci, taptığı annesi olmadan atlatmak zorundaydı.Yine de kızların bir çıkış yolu vardı.Barbara'nın mektuplarındaki yaşam dersleri sayesinde,kayıplarının derin acısıyla başa çıkmanın yolunu bulabilirlerdi.'
Hayatını kaybeden annemiz Barbara aslında benim favori karakterim olur kendisi =) Herkesin tanıdığı ve arkasından 'kız birazcık deli galiba o ' dediği biri vardır ya ki bana göre dünyanın en tatlı insanlarından olan o insanlardan birisi Barbara bence. Kanser olup cenaze törenini planlarken bile kahkalarla gülen,cenazesinde rengarenk giyinilmesini isteyen bir karakter ve kendisine ayrılan zamanın azaldığını fark edince kızlarına kendince tavsiyeler bırakıyor.
Lisa ise Barbara'nın en büyük ve kendisine en yakın gördüğü kızı diyebiliriz. Lisa ise annesine oranlar biraz daha aklı başında diye tabir ettiğimiz bir hanım kızımız. Ancak söz konusu aşk olunca adeta bir evlilikten korkan bir Issız Adam oluyor ama bunu sevdiceği Andy'e anlatamadan evlilik teklifine evet demiş halde buluyor kendisini ve annesinin kendisine bıraktığı tavsiyelerle yolunu bulmaya çalışıyor diyeyim
Amanda ise gezgin kızımız annesinin ölümüyle birlikte eve dönüyor ancak kendisine bırakılan mektupta annesinin ondan yıllarca sakladığı sırrı öğrenip şoklardan şok beğeniyor ahh tabi kendisininde hayatanın aşkına bir kahve uzaklıkta olduğunun ipucunu vereyim sizlere
Hannah ise en küçükleri annesiyle birlikte daha az vakit geçirmiş ama artık kendisiyle ne yapacağını bilmeyen babası Mark ve ablalarıyla başbaşa kalmış olan kızımızın olgun bir genç kıza dönüşmesine tanık olacağız.
Ben okurken gerçekten çok keyif aldım umarım sizlerde aynı keyifle okursunuz =) Okuduktan sonra yorumlarınızı bekliyor olacağım bebikolar=))
Hoş kalın*